Birçok insan zaman zaman çeşitli konularda evham, endişe ve takıntılara kapılabilir. Çoğu kez günlük yaşam içinde ortaya çıkan bu duygular ile baş edebilir ve yaşamımızı etkilemeden çözüme ulaştırabiliriz.
Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamımızı etkileyecek, günlük aktivitelerimizi kısıtlayacak düzeye gelmesi durumunda Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) akla gelir.
Obsesif Kompulsif Bozuklukta; obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan, takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelir.
OKB döngüsünde ise, kişinin aklına rahatsız edici bir düşünce(obsesyon) gelir. Kişi rahatlamak için bir davranışta(kompulsiyon) bulunur. Davranışı gerçekleştirdikten sonra anlık olarak rahatlar. Fakat bu uzun vadede bir rahatlama sağlamaz. Aksine kompulsiyon dediğimiz rahatlama davranışı, problemi pekiştirici bir nitelik taşımaktadır. Kompulsiyonlar kapıyı kontrol etme, el yıkama, tahtaya vurma gibi davranışlar olarak görülebileceği gibi, içinden 3’e kadar sayma, tövbe etme şeklinde de görülebilir.
Bu durum zamanla kısır bir döngü oluşturmaktadır. Davranış tedavilerinde amaç hastayı kaygı veren ve kaygı oluşturduğu için kaçma ve kaçınma davranışlarına neden olan düşüncelerle karşı karşıya getirmek ve bu karşılaştırmanın oluşturduğu kaygıyı azaltmak için devreye giren tekrarlayıcı davranışları engellemektir. Bilişsel ve davranışçı terapiler hem hastalığın tedavisinde hem de özelikle tekrarlamaların önlenmesinde çok önemli bir yer tutmakta, tedavide bazen tek başlarına bazen de ilaç tedavileri ile birlikte kullanılabilmektedirler. Bilişsel davranışçı tedaviler tedavi seçenekleri arasında en önemli yeri tutmaktadır.